Suriye’yle ilgili her duyduğunuza inanmayın

Suriye’deki gelişmelerle ilgili medyada çıkan haberlerde, ilgili olsa da olmasa da, sürekli olarak Mart başından beri kaç kişinin “rejim tarafından öldürüldüğü” rakamları veriliyor. Libya operasyonunda da kullanılan bu taktikle “insani müdahale” için bahane yaratılmaya çalışılıyor.

Suriye’deki gelişmeler hakkında Batı’da ve ülkemizde yapılan haberlerde sık sık Mart başından bu yana yaşanan olaylarda kaç kişinin öldüğü “bilgisi”ne rastlıyoruz. Bu “bilgi”nin kaynağı olarak, güvenilir bir kuruluş olduğu varsayımına dayanılarak, Birleşmiş Milletler gösteriliyor.

Oysa daha önce Libya’da yaşanan süreçte de gördüğümüz gibi, bu tür bilgilerin kaynağında rejim değişikliği için emperyalizmle işbirliği yapan örgütlenmeler duruyor. Birleşmiş Milletler ve medya ise doğruluğu hayli kuşkulu bu verileri “objektif veriler” gibi sunuyor.

Global Analysis sitesinde konuyu ayrıntılı bir biçimde ele alan Julie Lévesque imzalı ve “Medya yalanları başka bir ‘insani savaş’a bahane yaratmak için kullanılıyor” diyen makaleyi soL okurlarının dikkatine sunuyoruz.

Suriye’deki protestolar: Ölüleri kim sayıyor?
Batı medyasının, insan hakları örgütlerinin ve BM’nin sunduğu çok sayıda rapora göre Suriye’deki kargaşanın başlamasından bu yana Suriye silahlı kuvvetleri tarafından sayısız sivil öldürüldü. Fakat bu sayılar nereden geliyor?

Medyada Suriye hükümetinin sivilleri öldürdüğüne ilişkin iddialara yer veren pek çok haber bu bilginin kaynağından ya hiç bahsetmiyor ya da sadece “insan hakları grupları” veya “aktivistleri” kaynak olarak gösteriyor:

“İnsan hakları grupları Pazar günü demokrasi yanlısı protestoculara saldıran askeri birliklerin İdlib kentinin kuzeyinde sekiz kişiyi, Hama’nın merkezinde ise dört kişiyi öldürdüğünü söyledi (Syrian Forces Kill 12 as ICRC Head Visits Damascus, Voice of America, four Eylül 2011).”

“Bu protestolar, ülkeyi FORTY yıldan uzun zamandır yöneten Başkan Beşar el Esad ve ailesine karşı eşi görülmemiş bir meydan okuma. Protestoların maliyeti ise çok yüksek oldu: İnsan hakları gruplarına ve hapse atılan web aktivistlerine göre en az TWO HUNDRED kişi öldü. (Deborah Amos, Syrian Activist In Hiding Presses Venture From Abroad, NPR, 22 Nisan 2011).”

“Yerel insan hakları aktivistlerinin Uluslararası Af Örgütü’ne bildirdiğine göre bugün Suriye’de gerçekleşen kitle gösterilerinde en az SEVENTY FIVE kişi öldürüldü (…) Aktivistler bunların otuzunun ülkenin güneyinde bulunan İzzra kasabasında, 22’sinin Şam’da, 18’nin Humus bölgesinde ve kalanların da diğer kasaba ve köylerde gerçekleştiğini söyledi. (RATINGS killed in Syria as ‘Great Friday’ protests are attacked, Uluslararası Af Örgütü, 22 Nisan 2011).”

Muhalefet etmenin insan hayatını tehdit ettiği koşullarda “kimliğini saklama” gerekliliği anlaşılabilir olsa da bu tablo kuşkulara neden oluyor: “Rakamlar”, Şam’da rejimin değişmesini uman başka herhangi bir devletin ya da örgütün örtülü operasyonlarının bir parçası olarak, hükümeti şeytanlaştırmak amacıyla da pekala kullanılabilir. Suriye rejimini devirmenin, aralarında ABD ve İsrail’in de bulunduğu yabancı güçlerin çok zamandır peşinde oldukları bir amaç olduğu bir sır değil.

Ana akım medyanın bilgi kaynağı olarak kimliği belirsiz gruplara dayanması, Suriye’deki protestolar konusunda önyargılı bir anlayışa neden oluyor ve bu da Suriye rejimini istikrarsızlaştırmayı hedefleyen daha büyük hedefi destekliyor.

Ölü sayıları hakkında belirsiz kaynaklardan gelen malumat ya bir ana akım medya organı tarafından ya da bilinen bir insan hakları grubu tarafından yayımlandığında bu malumat başka haber kaynakları veya düşünce kuruluşları tarafından, başka herhangi bir doğrulama çabasına girişilmeksizin, “olgusal birer kanıt” olarak kabul ediliyor. İşte bu durumun bir örneği:

“İnsan hakları grubu Uluslararası Af Örgütü Cuma günü, 18 Mart’ta ilk protestocuların Dera’da ölümünden bu yana öldürülen 171 kişinin isimlerini kaydetti.

Grup, bu bildirimini insan hakları aktivistleri, avukatlar ve diğer kaynaklardan alınan bilgilere dayandırdı ve ölenlerin çoğunluğunun güvenlik güçleri tarafından açılan ateş sonucunda yaşamını yitirdiğini söyledi (Protesters killed in southern Syria, El Cezire, nine Nisan 2011).”
Yukarıdaki haber metni, Uluslararası Af Örgütü’nün şu açıklamasına dayanıyor:

“Uluslararası Af Örgütü bugün yapılan gösterilerde en az sekiz kişinin yaşamını yitirmesinin ardından Suriye’de üç haftadır devam eden kargaşada en az 171 kişinin öldürüldüğüne inanıldığını söyledi.

Ülkedeki insan hakları savunucularının bildirdiğine göre bugünkü çatışmalardaki ölü sayısı önemli ölçüde artabilir.

Uluslararası Af Örgütü, aralarında insan hakları savunucuları ve hukukçuların olduğu kaynaklardan aldığı bilgiye dayanarak öldürülen 171 kişinin isimlerini kaydetti” (DYING toll rises amid recent Syrian protests, Uluslararası Af Örgütü, 8 Nisan, 2011).

Uluslararası Af Örgütü’nün aktardığı orijinal bilgi “171 kişinin öldürülmüş olduğuna inanıldığı” şeklinde; yani “öldürülen 171 kişinin isimlerinin kaydedildiğini” bildirse de bu bilginin doğrulanmadığı gösteren bir ifade. El Cezire bu “belirsizliği” haberleştirmeyi başaramıyor ve böylece 171 kişinin öldürüldüğünü bir varsayım olmaktan çıkartıp, bir olguya dönüştürüyor.

Açık çarpıtmaya bir başka örnek ise şu:

“Suriye güvenlik güçleri, baskılarına son verme vaadine rağmen, rejim karşıtı eylemcilere baskı uygulamaya devam ederek Perşembe günü Humus’ta en az sekiz kişiyi öldürdü (el Cezire)” (Jonathan Masters, Assad’s Damaged Promises, Council on Overseas Relations, 3 Kasım 2011).

Bu, ABD’nin ünlü ve çok güçlü dış politika düşünce kuruluşu Council on International Relations’ın (Dış İlişkiler Konseyi, CFR) bir analizi. Analiz, El Cezire’nin ölümlerle ilgili bilginin bariz bir şekilde farklı olduğu şu makalesine dayanıyor:

“Çatışmaların yoğunlaştığı Humus kentinde, Suriye güvenlik güçlerinin tanklarla meskun mahalleri bombalaması sonucu düzinelerce insanın öldürüldüğü bildirildi.

Ülkedeki ayaklanmayı izleyen bir aktivist grubu olan Suriye Yerel Koordinasyon Komiteleri, Perşembe günü Humus’ta gerçekleştiği aktarılan ölümlerin Bab Amro bölgesinde olduğunu söyledi.” (Syria “violence defies peace deal”,” El Cezire, four Kasım 2011).

El Cezire’nin seçtiği “öldürüldüğü bildirildi” ve “aktarılan ölümler” ifadeleri ölümlerin doğrulanmadığını gösteriyor. Katar medyası da bu iddiaların tek bir kaynaktan, yani Suriye Yerel Koordinasyon Komiteleri (YKK) adlı bir eylemci grubundan geldiğini belirtiyor. CFR’nin makalesi El Cezire’nin iddialarını somut olgulara dönüştürüyor.

Aşağıdaki örneklerden de görebileceğimiz üzere, iş ölü saymaya geldiğinde YKK, ana akım medyanın Suriye makamları tarafından öldürülenler konusunda sık sık başvurduğu bir kaynak:

“Başka bir muhalefet gurubu, Yerel Koordinasyon Komiteleri, Suriye Gözlemevi’nin asker ölümleriyle ilgili hesaplamalarını destekleyemeyeceğini söylerken, en az FIFTY ONE sivilin öldürüldüğü Pazartesi gününü ayaklanmanın en kanlı günlerinden biri olarak niteledi. Yerel Koordinasyon Komiteleri’nin bir sözcüsü, Ömer İdlibi, ‘Söylediklerini doğrulayan herhangi bir kanıtımız yok’ dedi.” (Nada Bakri and Rick Gladstone, Syria Faces New Threats as Competition Seeks Allies, The brand new York Times, 15 Kasım 2011).

“Muhalefet şebekesi Yerel Koordinasyon Komiteleri’ne göre askeri saldırılarda en az beş kişi öldürüldü –üç kişi Humus’un merkezinde, bir kişi Tal Kalah’da ve bir kişi de Suriye-Türkiye sınırındaki İdlib’de.” (Roula Hajjar, Syria: Activists document manhunt for defectors and protesters, La Times, five Eylül 2011).

“Suriye Devrimi Koordinasyon Birliği’nden (SDKB) bir eylemci El Cezire’ye gizli polisin, Suriye’nin doğusundaki Deyr Ezzur’da 10.000’den fazla eylemciyi dağıtmak için ateş açtı ve göz yaşartıcı gaz kullandığını söyledi. Eylemci, on protestocunun yaralandığını ve FORTY kadarının tutuklandığını belirtti.
SDKB, Suriye’nin taban örgütlenmelerinden bir tanesinin bu hafta aldığı isim. SDKB, bir başka muhalif taban örgütü olan Yerel Koordinasyon Komiteleri’yle (YKK) birlikte çalışıyor.” (Al Jazeera canlı blog– Suriye, 3 Haziran 2011).

Damacana Su Bayiliği Alın :
1- 10.000 Damacana Su Bedava
2- 19 litre Damacana Dolumlar 0.59 TL
3- Bedava demirbaş damacana
4- Full Sebil ve Pompa desteği
5- Full reklam masrafları desteği
6- Tabela , cam ve araç giydirme
Damacana Su Fabrikalarımız:
1- Akdamla Su 2- Damak Su 3- Uludağ Su
Su Bayiliği Başvurusu: 0 532 212 07 46

“Suriye’de ayaklanmanın başlangıcından bu yana, Birleşmiş Milletler’in sayımına göre, en az 2200 kişi öldürüldü. Bir eylemci grubu olan Suriye Devrimi Koordinasyon Birliği, Salı günü sadece Ramazan’da 550 kişinin öldürüldüğünü söyledi. Grup, Ramazan’ın arifesi olan 31 Haziran’da, 1982’deki acımasız saldırının düzenlendiği Hama’ya gerçekleştirilen saldırıda da A HUNDRED THIRTY kişinin öldürüldüğünü ifade etti.

Eylemleri belgeleyen bir diğer örgüt olan Yerel Koordinasyon Komiteleri’ne göre Salı günü Dera bölgesinde bulunan kasabalardan Hara’da dört, İnkil’de iki kişinin öldürüldü” (Nada Bakri, Syrian Safety Forces Fireplace on Worshipers as Ramadan Ends, The brand new York Times, 30 Ağustos 2011).

Yukarıdaki makale “BM sayımına” sanki bağımsız bir bilgi kaynağıymış gibi atıfta bulunuyor. Oysa BM’nin yayımladığı raporlardan birine göre BM’nin kendisi de aynı bilgi kaynaklarına, yani YKK’ya dayanıyor ve yayımlanan bir notta BM’nin YKK tarafından verilen bilgilerin doğru olup olmadığını sınayamadığı ifade ediliyor:

“Bu rapor yazılırken [BM] misyon[u] Suriye Arap Cumhuriyeti’nde öldürülen 1900’den fazla isimle ilgili ayrıntılara ulaşmıştı.
“Bu bilgi Suriye Arap Cumhuriyeti’nde kurbanların isimleri ve ayrıntılarını belgelemek konusunda çalışan yerel koordinasyon komiteleri tarafından toplandı. Misyon bu bilgiyi bağımsız bir şekilde doğrulamayı başaramadı” (Birleşmiş Milletler, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği’nin Suriye Arap Cumhuriyeti’ndeki durum hakkında raporu-A/HRC/18/53, 15 Eylül 2011).

Yerel Koordinasyon Komiteleri (YKK) nedir?
Christian Technology Monitor’a göre YKK, seçimle işbaşına gelmemiş Suriye Ulusal Konseyi’nin (SUK) bir parçası. Üyelerinin büyük kısmı sürgünde olsa da ve Suriye’de tanınmasalar da SUK Suriye’nin meşru otoritesi olarak sunuluyor ve Batılı güçlerin Libya halkının “demokrasi yanlısı” temsilcisi olarak tanıdığı bir başka seçimle işbaşına gelmemiş yapı, Libya Ulusal Geçiş Konseyi, tarafından tanınıyor.

“Suriyeli muhalefet önderlerinin Pazar günü Türkiye’de gerçekleşen toplantısında, Suriye Devlet Başkanı Beşar el Esad’ı koltuğundan indirmeyi amaçlayan farklı grupların büyük kısmını bir araya getiren Suriye Ulusal Konseyi resmen oluşturuldu.

“Associated Press’in bildirdiğine göre konsey, başka örgütlerin yanı sıra ülke çapında yapılan protestoların büyük bir kısmını düzenleyen Yerel Koordinasyon Komitelerini, Suriye Müslüman Kardeşler örgütünü, Kürt gruplarını da içeriyor. Washington Post’a göre üyelerin yarıya yakını ülke içinden; bu da konseyin büyük ölçüde sürgündekilere dayanacağı endişelerini gideriyor”(Ariel Zirulnick, Syrian oppositon teams officially unify, overcoming key hurdle, 3 Ekim 2011).

YKK’nın kimliği bir şekilde “belirsiz”. Telefonda röportaj yapmayı kabul etmeseler de bazı sorulara e-posta ile cevap vermeyi kabul ettiler. Güvenlik gerekçesiyle YKK’nın kaç üyesinin olduğunu açıklayamayacaklarını söylediler, ancak SUK içinde YKK’nın THIRTEEN üyesi olduğu ileri sürdüler. “Sahada, medya için ve yardım eylemleri için gösteriler düzenlemeye yetecek kadar kadromuz var”.

Üyelerin farklı kökenlerden geldikleri ve bütün yaş gruplarından üyelerin olduğu iddia ediliyor; bazı üyeler Suriye içinde aktifken, bazıları da yurtdışında… YKK, Suriye içindeki ve dışındaki üyelerinin Suriye makamları tarafından tehdit edildiğini, tutuklandığını ve işkence gördüklerini söylüyor. Yabancı medya için nasıl bilgi kaynağı haline geldikleri sorulduğunda ise YKK, bunun güvenilir gerçekler sunmalarından kaynaklandığını söylüyor.

Peki, YKK’nın nihai amacı ne? “Amacımız Suriye’deki rejimi değiştirmek, ilk adım olarak, şu anda rejiminin Suriye halkına karşı işlediği siyasi ve hukuki suçlardan mesul olan mevcut Başkan’ın yönetimine son vermek ve ülkede iktidarın güvenli bir biçimde el değiştirmesini sağlamak.”

Esas olarak YKK Suriye’deki rejimi değiştirmek istiyor ve batının ana akım medyasının ve insan hakları örgütlerinin birincil bilgi kaynağı olarak görünüyor. Bu muhalefet örgütü “güvenilir gerçekler” temin ettiğini iddia etse de bu olguları doğrulama olanağı yok. Sözde olgular (gerçekler) mevcut rejimi itibarsızlaştırmayı ve kamuoyunu, örgütün arzuladığı gibi, rejim değişimi lehine harekete geçirmeyi amaçlayan bir propaganda da olabilir.

YKK sözcüsü üyelerinin isimlerini vermeyi reddetse de YKK üyelerinden bazıları ana akım medyada boy gösterdi. Bir YKK üyesi, ve bir işbirlikçi, olan Rami Nahle Beyrut, Lübnan’da sürgünde yaşayan bir Suriyeli web aktivisti.

“[Beşar Esad] ‘Bugün, NINETY EIGHT gündür süren eylemlerin ardından, inkar içinde bulunuyor’ diyor Suriye’deki muhalif gösteriler ve eylemlerin dökümünü yapan bir örgüt olan Yerel Koordinasyon Komitelerinin Beyrut’ta çalışan bir üyesi olan Rami Nahle. ‘Beşar el Esad’ın değişemeyeceği herkes için açık hale geldi. O, Suriye’nin ebediyen değiştiğinin farkında değil ve onu son olarak Nisan’da işittiğimizdeki başkanla aynı kişi’” (Nicholas Blanford, Assad’s speech might purchase time, however no longer survival, The Christian Technological know-how Monitor, 20 Haziran 2011)

NPR’ye göre aktivistin El Cezire’yle ayrıcalıklı bir ilişkisi var:

“Arap kanalı El Cezire son haberleri geçerken görüntüleri Nahle’nin ağından aldı” (Deborah Amos, Syrian Activist In Hiding Presses Project From Abroad, 22 Nisan 2011).

El Cezire’nin Libya’da rejim değişikliğini desteklemek konusunda çok önemli bir rol oynadığı da belirtilmeli.

Bush Middle tarafından “Çevrimiçi Özgürlüğün Seslerinden” biri olarak nitelenen CyberDissidents.org Nahle’nin, ana akım basında bulunabilecek portrelerden pek de farklı olmayan bir kısa biyografisini veriyor. Biyografi Nahle’yi daha önce başka hiçbir mesleği olmamış gibi, sadece bir siber-muhalif olarak tanımlıyor:

“Rami Nahle 27 yaşında bir siber-muhalif. Suriye Devrimi hakkında bilgi yaymak için sosyal medyayı kullanması Suriye makamlarının dikkatini çekti ve Nahle Ocak 2011’de ülkeyi terk etmek zorunda kaldı. Son üç yıldır Malath Aumran müstear ismiyle çalışıyor. Suriye gizli polisinin onun gerçek kimliğini tespit etmiş olmasına karşın, çevrimiçi takipçilerinin kendisini teşhis edebilmesi amacıyla bu ismi kullanmaya devam ediyor.

“Suriye hükümetinin tehditlerine rağmen Nahle gizlenerek çalışmalarına devam ediyor ve Facebook, Twitter ve aralarında BBC ve The brand new York Instances gibi önemli kuruluşların da bulunduğu basın organlarına verdiği röportajlar aracılığıyla kampanyasını sürdürüyor” (CyberDissidents veritabanı).

İnternet üzerinden yürütülen muhalefetin ana sponsorları ABD hükümeti ve CIA’nın işlerini yapan, Freedom Area (Özgürlük Evi) gibi sivil toplum örgütleri:

“Çin, İran, Rusya, Mısır, Suriye, Venezuela ve Küba’dan gelen muhalifler, George W. Bush Enstitüsü çalışanları, Freedom House’tan uzmanlar, Harvard Üniversitesi’nin Berkman İnternet ve Toplum Merkezi’nden uzmanlar, ABD hükümetinin temsilcileri ve başka liderlerle, dünyada web temelli siyasi muhalefet hareketlerinin başarıları ve önündeki zorlukları tartışmak üzere Dallas’a gelecek.

“George W. Bush Enstitüsü bugün [30 Mart 2010], insan hakları örgütü Freedom Area’la birlikte 19 Nisan 2010’da siber muhalifler hakkında bir konferans düzenleyeceğini ilan etti” (George W. Bush Institute and Freedom House to Convene Freedom Activists, Human Rights and Web Mavens to evaluate World Cyber Dissident Movement,” Industry Wire, 30 Mart 2011).

Rami Nahle Amerikan kurumlarına olan ilgisini saklamıyor. Fb sayfasında “ilgilendikleri” arasında şunları sıralıyor: Madeleine Albright’ın başkanlığını yaptığı Ulusal Demokrasi Enstitüsü (NDI), İnsan Hakları İzleme Örgütü ve ABD’nin Şam Büyükelçiliği.

Nahle’nin bu örgütlere duyduğu ilgi, tıpkı CIA ile bağlantıları iyi bilinen bir başka örgütün, Ulusal Demokrasi Vakfı (NATIONWIDE Endowment for Democracy) eski bir üyesi olan, SUK üyesi Rıdvan Ziyade gibi, onun da hangi tarafta olduğunu açıkça gösteriyor.

Siber-eylemci Guardian’a verdiği bir röportajda Suriye gizli polisinin Fb sayfasındaki duvar üzerinden kendisini taciz ettiğini söylemişti. Bu doğru olsa bile, gizli polis açısından hayli alışılmadık bir taktik olduğuna kuşku yok; zira gizli polis, adı üstünde, gizli hareket ediyor. Böyle bir tacizin kara propaganda olması ise daha büyük olasılık –rejime karşı kişiler Suriyeli yetkilileri kötü göstermeye çalışıyorlar. Bu, görebilen her göz açısından, bir tür “siber yanıltma harekatı”…

“Suriye ayaklanması” bir NATO işgaline ve rejim değişikliğine zemin hazırlayan Libya’daki “protesto hareketi”nin kopyalanmış ve yapıştırılmış versiyonu gibi görünüyor. Ana akım basın ise bir kez daha temel bilgi kaynağı olarak muhalefet gruplarını kullanıyor. Medya asker ölümlerini görmezden geliyor; protestocular arasındaki, Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü’nün raporuna göre sayıları 17 bin olan, silahlı tetikçileri yazmıyor. Seçimle işbaşına gelmemiş bir örgüt, SUK, tuhaf bir şekilde demokratik bir hareket olarak sunuluyor ve ona hem “güvenilirlik” hem de büyük bir medya desteği sunuluyor.


koçbey aqua su
kirazlı yayla su
damla su
mahmudiye oskar su
başpınar doğal kaynak su
lido su
haznedar su
karsu
altınpınar su
taşdelen su
ayazma su

- Veznedar.com Doğal Bitkisel Takviyeler -

-- Çakşır Köklü Süper Karışım
-- Yüksek Cinsel Başarı
-- Erkekte Cinsel Organda Büyüme
-- Yan Etkisi Olmayan Afrodizyak
-- Yanınızda Bulunsun Acil Durumlarda :)
Fiyatı: 119 TL Satın Al

Categories: Genel | Leave a comment

Erdoğan operasyon geçirdi

ŞOK! TIKLAYIN İNGİLİZCE KONUŞMAYA BAŞLAYIN!

Başbakan Tayyip Erdoğan’ın resmi Twitter hesabından bugün saat 15:22 de geçilen mesajda, Erdoğan’ın Maramara Üniversitesi Hastanesi’nde bağırsak problemi nedeniyle küçük bir operasyon geçirdiği ve sağlık durumunun iyi olduğu bildirildi.

İşte o Tweet:

“Başbakanımız İstanbul Marmara Üniversitesi hastanesinde bağırsak problemi nedeniyle küçük bir operasyon geçirdi, sağlık durumu iyi…”

Başbakan Erdoğan’ın ilerleyen dakikalarda açıklama yapması bekleniyor…

Hicri yılbaşına özel çeyrek altın hediyeServise götürmeden arabanızdaki ciziklerden kurtulun 35 tl

BİR MASONU NASIL TANIRSINIZ?


koçbey aqua su
kirazlı yayla su
damla su
mahmudiye oskar su
başpınar doğal kaynak su
lido su
haznedar su
karsu
altınpınar su
taşdelen su
ayazma su

- Veznedar.com Doğal Bitkisel Takviyeler -

-- Çakşır Köklü Süper Karışım
-- Yüksek Cinsel Başarı
-- Erkekte Cinsel Organda Büyüme
-- Yan Etkisi Olmayan Afrodizyak
-- Yanınızda Bulunsun Acil Durumlarda :)
Fiyatı: 119 TL Satın Al

Categories: Genel | Leave a comment

90′da, Orta Sahadan Mükemmel Gol

 
La Liga’da haftanın golü Actual Betis-Real Sociedad maçında geldi. İşte o harika gol…
Yazı Boyutu:  12 14 16
 

ŞOK! TIKLAYIN İNGİLİZCE KONUŞMAYA BAŞLAYIN!

İspanya Los angeles Liga’da Actual Betis sahasında Actual Sociedad’ı ağırlarken konuk ekip mücadelenin uzatma anlarında Inigo Martinez’in orta sahadan attığı golle karşılaşmayı 3-2 kazandı.

Inigo Martinez, 2009-2010 sezonunda da Athletic Bilbao ağlarını FIFTY FIVE metreden havalandırmıştı.

Hicri yılbaşına özel çeyrek altın hediyeServise götürmeden arabanızdaki ciziklerden kurtulun 35 tl

BİR MASONU NASIL TANIRSINIZ?

Paylaş
 
 
 
  Henüz Yorum Yazılmamış
Arkadaşına Gönder Haberi Yazdır
 
Google Facebook Yahoo Haber.gen.tr
16:32   NINETY’da, Orta Sahadan Mükemmel Gol13:15   Fenerbahçe Ülker Arena’da geri sayım sürüyor13:08   FB’de sakatlanan Sezer, sahayı sedyeyle terk etti13:04   UEFA’dan Fırat Aydınus’a görev12:59   Beşiktaş’a derbi izni12:21   Türkiye Kicks Boks Milli Takımı İrlanda’dan iki altınla döndü12:20   Maccabi Tel Aviv-Beşiktaş maçının hakemleri açıklandı11:17   Alex’in heykeli dikildi11:13   ”Hakemlerin niyetleriyle ilgili konuşabilirim”09:33   Beşiktaş kaptı kaçtı!08:18   Süper Lig’de haftanın görünümü01:57   Spor Toto Süper Lig’de görünüm01:57   Carvalhal: Oyuncularımı tebrik ediyorum01:54   ”3 puan kaybetmemiz üzüntü verici”18:03   Avni Aker’de zorlu 90 dakika12:44   Haftanın maçı Avni Aker’de10:41   Rakibini hastanelik etti08:41   ”Hakem kırmızı kartlarda haklıydı”01:17   Federer’in rakibi belli oldu23:45   ”Hakem haklıydı”09:36   Olaylı maç Cimbom’un18:46   Arena’da ilk 11′ler!17:32   Samsunspor 10 hafta sonra 3 puan’a kavuştu17:17   Trabzonspor’un yıldızları imza gününde17:14   Anadolu Efes: SEVENTY NINE – Pınar Karşıyaka: 7414:45   Trabzonspor, İstanbul’dan galibiyet ile dönmek istiyor14:44   NBA’de lokavt sona eriyor13:04   Avcı, Genç Milli Takım oyuncularını ziyaret etti13:02   SPK’dan Trabzonspor’a para cezası12:31   ”Eski günlere dönüyoruz”08:30   Liderin düşüşü sürüyor01:51   ”Son vuruşlarda sonuca gidemedik”22:52   Kılıç: Kulüpler iyi bilgilendirmeli20:19   Başkent’te zorlu randevu19:24   Aziz Yıldırım’ın tahliyesi istendi18:27   Savcılıktan tahliye bildirisi!16:57   ”3 puan bizi üst sıralara taşır”16:54   Aziz Yıldırım’ın avukatı da tahliye talebinde bulundu15:49   ”Karabükspor maçı zorlu geçecek”15:11   Galatasaray, Semih Kaya’nın sözleşmesini uzattı
 
  •   
  • ÇOK OKUNANLAR TÜMÜ
  • |
  • DÜN
  • |
  • BU HAFTA
 •  - •  - •  - •  - •  -
 •  •  •  •  •
 •  •  •  •  •
  •   
  • ÇOK YORUMLANAN TÜMÜ
  • |
  • DÜN
  • |
  • BU HAFTA
 •  - •  - •  - •  - •  -
 •  •  •  •  •
 •  •  •  •  •
Fatih Akkaya Şehide “kan” parası
Ali Eyvaz Devrimbazlar komedyası
M. Emin Parlaktürk Konuşma Yasağı
Cemal Nar İktidarı da Muhalefeti de Kınıyorum
Fatih Uğurlu Halil İbrahim SofrasıCHP’nin kanla çizilen kırmızı çizgileri
Fuat Türker Müslüman, Müslüman’a Değil Küfre Karşı Mücadele Etmeli
ADANAADIYAMANAFYONAĞRIAKSARAYAMASYAANKARAANTALYAARDAHANARTVİNAYDINBALIKESİRBARTINBATMANBAYBURTBİLECİKBİNGÖLBİTLİSBOLUBURDURBURSAÇANAKKALEÇANKIRIÇORUMDENİZLİDİYARBAKIRDÜZCEEDİRNEELAZIĞERZİNCANERZURUMESKİŞEHİRGAZİANTEPGİRESUNGÜMÜŞHANEHAKKARİHATAYIĞDIRISPARTAİSTANBULİZMİRKAHRAMANMARAŞKARABÜKKARAMANKARSKASTAMONUKAYSERİKIRIKKALEKIRKLARELİKIRŞEHİRKİLİSKOCAELİKONYAKÜTAHYAMALATYAMANİSAMARDİNMERSİNMUĞLAMUŞNEVŞEHİRNİĞDEORDUOSMANİYERİZESAKARYASAMSUNSİİRTSİNOPSİVASŞANLIURFAŞIRNAKTEKİRDAĞTOKATTRABZONTUNCELİUŞAKVANYALOVAYOZGATZONGULDAK
 HAVA DURUMU
Hava Durumu

Hasan Karakaya Ne şike, ne bedelli… Gündem, Dersim’e kilitlendi
Abdurrahman Dilipak Yar bana bir eğlence…
Ali Karahasanoğlu Dün Çölaşan, bugün Altan!
Hasan Aksay Dersim tek değil CHP’yi tanımak gerek
Asım Yenihaber Hayalî Beşşar çelebi!
Yener Dönmez Merhamet ve ihanet
Mustafa Özcan Aleviler Şah İsmail’le yüzleşmeli!
Ahmet Turan Alkan Kaçınılmaz bir ‘inkılâp’ eleştirisi
M. Şevket Eygi Biraz Paylaşımcı Ol Yahû!
Yasin Aktay Türkler, Araplar ve algı meseleleri
Erdal Şafak Zorlu bir dosya
Refik Erduran İniltisiz
Mehtap Yılmaz Uyuyor mu Aleviler?
Yavuz Bahadıroğlu Dindar Eşref Edib’in anılarındaki zulüm çemberi
Ali Bulaç Siyasi havaya göre hukuk
Aziz Üstel İnönü’nün torunu: İyi ki sürüldüler adam oldular
Engin Ardıç Golf pantalon modası çıkarılsın
Fatma Tuncer Çocuklarda korkular
Hüseyin Öztürk Karınca Hakkını Arayınca
Mustafa Karaalioğlu Dersim özrünü “tarihi” kılan nedir?
Haşmet Babaoğlu İdeolojik unutkanlık çağı kapanıyor!
Mehmet Barlas Kuzu postuna bürünmüş kuzuların muhalefeti
Taha Kıvanç Necip Fazıl yine şaşırttı
Abdulkadir Özkan Darbe ile demokrasi bir arada olamaz
Yusuf Kaplan Hicret: Aşk ateşiyle öze dönüş ve hakikati meşk yolculuğu
Ersoy Dede Doktorların oyunu bozuldu
Şefik Dursun 24 Kasım Öğretmenler Günü
Ahmet Çakır Elmander, Engin ve Kazım
Atilla Özdür Kul hakkı değirmeni…
Nasuhi Güngör Denizli, tebessüm ve umut
E-Devlet
 BİR AYET
Bir de kendilerine ilim verilmiş olanlar onun, Rabbinden gelen hak olduğunu bilsinler, böylece ona iman etsinler ve sonuçta da kalpleri ona saygı duysun diye Allah böyle yapar. Hiç şüphe yok ki Allah, iman edenleri doğru yola iletir.HAC SÛRESİ AYET 54
 BİR HADİS
Masrafta iktisat, geçimin yarısıdır. İnsanlara dostluk ve muhabbet aklın yarısıdır. ilmi soruda naziklik, samimilik ve güzellik bilginin yarısıdır.(Taberani)


koçbey aqua su
kirazlı yayla su
damla su
mahmudiye oskar su
başpınar doğal kaynak su
lido su
haznedar su
karsu
altınpınar su
taşdelen su
ayazma su

Categories: Genel | Leave a comment

Bağış’tan şiirli gönderme

ŞOK! TIKLAYIN İNGİLİZCE KONUŞMAYA BAŞLAYIN!

AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, “British Airways, Air France, KLM veya Lufthansa’ya ait bir uçak Ercan Havaalanına indiği anda Türkiye tüm havaalanlarını, limanlarını ve hava sahasını Kıbrıs Rum uçaklarına ve gemilerine açmaya hazır.” dedi.

Pekin tarafından Çin ile Tayvan arasında seçim yapmaya zorlanan pek çok ülke Çin ile diplomatik ilişkileri tercih ediyor ama Tayvan ile ticaret temelinde temaslarını sürdürüyor.

Kamyon sürdüm, Leonardo da vinci

“Mesleki Eğitimde Yeni Fırsatlar: Leonardo da Vinci Programı’nın Mesleki Hareketliliğe Katkısı” konulu toplantıya katılan Bağış, programın önemini anlatmak için “Geçen gün kamyon sürdüm, Leonardo da vinci” diyerek espiri yaptı.

AB’ye şiirle mesaj

Bağış, 10. İç Koordinasyon ve Uyum Komitesi (İKUK) toplantısının açılışında ise Özdemir Asaf’ın “Akıl Gözü” şiiriyle AB’ye seslendi.

“Seni bulmaktan önce aramak isterim.

Seni sevmekten önce anlamak isterim.

Seni bir yaşam boyu bitirmek değil de,

Sana hep yeniden başlamak isterim”
dizelerini okuyan Bağış, “Biz de Avrupa Birliği sürecine, ‘Sana hep yeniden başlamak isterim’ diyoruz” dedi.

Hicri yılbaşına özel çeyrek altın hediyeServise götürmeden arabanızdaki ciziklerden kurtulun 35 tl

BİR MASONU NASIL TANIRSINIZ?


koçbey aqua su
kirazlı yayla su
damla su
mahmudiye oskar su
başpınar doğal kaynak su
lido su
haznedar su
karsu
altınpınar su
taşdelen su
ayazma su

Categories: Genel | Leave a comment

Yarı fiyatına askerlik kuyruğu

ŞOK! TIKLAYIN İNGİLİZCE KONUŞMAYA BAŞLAYIN!

Rotterdam Başkonsolosu Togan Oral, yoğun talep sebebiyle tüm personeli seferber ettiklerini belirterek, “Arkadaşlarımız gerçekten canla başla çalışıyorlar. Elimizden gelen her şeyi yapmaya çalışıyoruz. Fakat buranın da bir işlem kapasitesi var. Vatandaşlarımızı sıraya koyarak işlemlerini diğer servisteki arkadaşları da buraya kaydırarak bitirmeye çalışıyoruz.” dedi.

Hollanda’daki Türk gençleri dövizli askerlikte yapılacak değişikliklerden etkilenmemek için Rotterdam ve Deventer Başkonsolosluğu’nda gece geç saatlerde sıraya giriyor. Yeni çıkacak yasaya göre 10 bineuroödeyeceği belirtilen gurbetçiler, yasa yürürlüğe girmeden 5 bin 112 euro’luk ödemeden faydalanmak istiyor.

Rotterdam Başkonsolosu Togan Oral mesai saati dolsa bile akşam geç saatlere kadar çalıştıklarını belirtirken, Deventer Başkonsolosluğu’nda da aynı yoğunluk yaşanıyor. Rotterdam’da geçtiğimiz hafta 1000′in üzerinde gurbetçinin dövizli askerlik başvurusu kabul edildi.

Amsterdam’dan gelerek gece saatlerinde sıraya giren Avukat Ali Sarıoğlu, ekonomik krizin yaşandığı bir dönemde 10 bin euro ödemenin çok zor olmasından dolayı konsolosluğu başvurduğunu söyledi.

Elektrik Mühendisi Kamil Kocabaş ise 06.30′da sıraya girdiğini belirterek, “Günde TWO HUNDRED kişinin başvurusunun kabul edilmesi sebebiyle bugün bana sıra gelmeyecek. Mecburen yarın da işyerimden izin alarak geleceğim.” dedi.

(CİHAN)

Hicri yılbaşına özel çeyrek altın hediyeServise götürmeden arabanızdaki ciziklerden kurtulun 35 tl

BİR MASONU NASIL TANIRSINIZ?


koçbey aqua su
kirazlı yayla su
damla su
mahmudiye oskar su
başpınar doğal kaynak su
lido su
haznedar su
karsu
altınpınar su
taşdelen su
ayazma su

Categories: Genel | Leave a comment

Durmuş: “Futbolun Adaleti Yok”

Boluspor karşılaşmasının sonunda basın mensuplarının karşısına geçen Kartalspor teknik direktörü Besim Durmuş, futbolun adaletinin olmadığını söyledi.

Durmuş; Öncelikle Boluspor’u tebrik ediyorum.

Boluspor kurumsal yapısı bakımından bu ligin önemli takımlarından biri. Rakibimizin altı haftadır kazanamayan bir yapısı vardı.

Bizim kendimize ait oyun felsefemiz içeride de, dışarıda da most sensibleun bulunduğu yerde topu kaptıktan sonra olumlu futbol oynamaya yönelik.

Bolu’ya top oynamaya, kazanamasak da kaybetmemek için gelmiştik. Maalesef futbolun adaleti yok, sok dakika da korner karambolü dışında, kazanmak isteyen bir takıma hiç pozisyon vermeden, inanılmaz iyi mücadele eden, yüksek karambol toplarla gol arayan Boluspor’un aksine oyunu tutmaya ve topu yere indirmeye çalışan taraftık. Üçüncü bölgede ultimate paslarını olumlu yapabilseydik galibiyetle de ayrılabilirdik.

Son dakika da yediğimiz golle mağlup olduk. Daha önce farklı maçlarda kaybettik ama bugünkü mağlubiyet bizim açımızdan çok iyi olmadı. Çünkü hem kazanacak kadar, hem de berabere kalacak kadar iyi oyun oynadık. Maalesef uzatmalarda yediğimiz golle mağlup olduk.

Oyuncularıma yürekten, hiç korkmadan cesaretli bir şekilde most sensible oynama isteğinden dolayı teşekkür ediyorum. İnşallah bu olumlu sürecimizi puanlara çevirerek devam edeceğiz.” dedi.

Popularity: unranked [?]

İlgili Haberler:

  • Durmuş, Karşıyaka Deplasmanını Değerlendirdi
  • Futbolun Takvimi Değişmeyecek
  • Hamza Gezmiş: “Bu Galibiyete Çok İhtiyacımız Vardı”
  • Tolga: “Bu Mağlubiyeti Rize Maçında Unutturacağız”
  • Kartalspor Taraftarlarından Takıma Destek
  • “Futbolun Ölüm Tehlikesi Var”
  • Öztaner, Giresunspor Karşılaşmasını Değerlendirdi
  • Kartalspor, Bolu’dan Puansız Döndü
  • Başkan Öz: “İrlandalılar’ı Sevindiremedik”
  • Alex De Souza’dan Derbi Yorumu

  • koçbey aqua su
    kirazlı yayla su
    damla su
    mahmudiye oskar su
    başpınar doğal kaynak su
    lido su
    haznedar su
    karsu
    altınpınar su
    taşdelen su
    ayazma su

    Categories: Genel | Leave a comment

    Nihat Doğan: Yaşasın proleterya enternasyonalizmi

    Artık memlekete topluca kafayı yedirtmek üzere görevlendirilmiş kişilerin tezgâhladığı bir komployla karşı karşıya olduğumuzu düşünebiliriz. Nihat Doğan, bugün Twitter hesabından durduk yere şu mesajı attı:

    Kahrolsun Küçük elitist burjuva faşizm gericiliği ,yaşasın proleterya enternasyonalizm…

    (soL – Haber Merkezi)

    Öneri/Uyarı/Eleştiri İlet


    koçbey aqua su
    kirazlı yayla su
    damla su
    mahmudiye oskar su
    başpınar doğal kaynak su
    lido su
    haznedar su
    karsu
    altınpınar su
    taşdelen su
    ayazma su

    Categories: Genel | Leave a comment

    Lisedeki yangın tatbikatında facia

    Bitlis’te bir lisede yapılan yangın tatbikatı sırasında meydana gelen patlamada ELEVEN öğrenci yaralandı.

    Bitlis’in Ahlat ilçesinde bir lisenin bahçesinde yapılan yangın tatbikatı sırasında yakılan ateşin sönmesi üzerine yeniden alevlendirmek için üzerine tiner dökülünce patlama meydana geldi

    DHA’nın haberine göre, olayda 2′si ağır ELEVEN öğrenci yaralandı. Yaralı öğrenciler Bitlis ve Diyarbakır’a sevk edildi.

    Öneri/Uyarı/Eleştiri İlet


    koçbey aqua su
    kirazlı yayla su
    damla su
    mahmudiye oskar su
    başpınar doğal kaynak su
    lido su
    haznedar su
    karsu
    altınpınar su
    taşdelen su
    ayazma su

    Categories: Genel | Leave a comment

    Egemen Bağış espri yaptı…

    Egemen Bağış bir espri yaptı ki…

    Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı tarafından düzenlenen “Mesleki Eğitimde Yeni Fırsatlar: Leonardo da Vinci Programı’nın Mesleki Hareketliliğe Katkısı” konulu izleme toplantısına katılarak konuşma yapan Bağış, konuşması sırasında ‘Geçen gün kamyon sürdüm, Leonardo da vinci’ dedi.

    egemen_manset23.jpg

    Anadolu Ajansı da espriyi çok beğenmiş olacak ki, sitede manşete taşıdı:

    aa_espriyi_cok_sevmis.jpg

    (soL – Haber Merkezi)

    Öneri/Uyarı/Eleştiri İlet


    koçbey aqua su
    kirazlı yayla su
    damla su
    mahmudiye oskar su
    başpınar doğal kaynak su
    lido su
    haznedar su
    karsu
    altınpınar su
    taşdelen su
    ayazma su

    Categories: Genel | Leave a comment

    Tülin Öngen akademisyenin sınıfsal konumunu anlattı

    Üniversite Konseyleri Derneği Söyleşileri kapsamında Prof. Dr. Tülin Öngen’in katılımıyla Ankara NHKM’de “Dönüşen Türkiye’de Akademisyenin Sınıfsal Konumu” başlıklı bir söyleşi gerçekleştirildi.

    Üniversite Konseyi Derneği’nin (ÜKD) düzenlediği, Üniversite Konseyleri Söyleşileri kapsamında “Dönüşen Türkiye’de Akademisyenin Sınıfsal Konumu” konulu söyleşi 27 Kasım Pazar günü Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi.

    Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tülin Öngen’in konuşmacı olduğu tartışma, üniversitelerin birer ticarethaneye dönüştürüldüğü, akademinin sanayi-üniversite işbirliği söylencesiyle içinin boşaltıldığı ve piyasanın istemleri doğrultusunda yeniden yapılandırıldığı, akademisyenlerin güvencesiz çalışma koşullarına tabi tutulduğu ve kimliksizleştirildiği, “onları yakından takip ediyoruz” söylencesiyle doğrudan baskı altına alındığı bir dönemde akademisyenin “sınıfsal konumu”nun ne olduğuna ve bu baskılara karşısında nasıl mücadele edilmesi gerektiğine ışık tuttu. Bu bağlamda konuşmasına “sınıf”ın ne olduğunu anlatarak başlayan Öngen, günümüzde sınıfın toplumsal statü, denetim erki gibi kavramlardan yararlanılarak Weberyen bir yaklaşımla değerlendirilmesinin yaygın olduğunu söylerken, diğer yandan “beyaz yakalı” “mavi yakalı” gibi ayrışmaların ise ideolojik olduğuna değindi. Bu tür ayrımların sınıflar arası ayrımı değil, sınıf içi konumları tanımladığını Marx’ın ise sınıfları temel anlamda sermayedar ve emekçi olarak ikiye ayırdığını ve sınıfı bölüşüm ilişkileri, toplumsal statüleri gibi liberal ideolojiye hizmet eden yaklaşımlarla değil bireylerin üretim ilişkilerindeki yerine göre tanımlandığına vurgu yaptı. Bu bağlamda ortodoks yaklaşımın proletaryayı üretim ilişkilerindeki yerinden türeterek, üretim araçlarından yoksun ve kolektif iş (üretken ve üretken olmayan alanlar) yapan olarak tanımladığını vurguladı. Bu paralelde akademinin toplumsal yeniden üretim sürecinde nerde katkıda bulunduğunu soran Öngen, akademinin bir yandan siyasi ve ideolojik hegemonya kurma işlevi varken diğer yandan hizmet sektöründe üretim yapan bir işleve sahip olduğunu söyledi. Bu paralelde akademisyen bir emekçi ve akademik alan da bir sınıf mücadelesi alanı olarak tanımlandı. Akademinin sınıfsal konumum ortaya koyan Öngen, akademide güvencesizliğin normlaştığını, akademisyenin asimilasyonlar ve baskılar aracılığıyla kimlik erozyonu yaşadığını, anonimleştiğini, toplumdan uzaklaştığını ve kendini topluma kapattığını vurguladı. Sonuç olarak ise, akademisyenlerin kendilerini çembere alan nesnel koşullara karşı mücadele etmesi bu mücadelesini siyasal alana taşıması gerektiği vurgulandı.

    (soL – Ankara)

    Öneri/Uyarı/Eleştiri İlet


    koçbey aqua su
    kirazlı yayla su
    damla su
    mahmudiye oskar su
    başpınar doğal kaynak su
    lido su
    haznedar su
    karsu
    altınpınar su
    taşdelen su
    ayazma su

    Categories: Genel | Leave a comment